Bosch firması anneler günü için hazırladığı reklam kampanyasında evcil hayvan sahipliğine yer vermiş bu yıl. Reklamda iki kadın mağazada alışveriş yapıyorlar ve aralarında çocuk muhabbeti geçiyor. Evlerine gidince kendilerini çocuk diye evcil hayvanları karşılıyor. Ürün elektrik süpürge yani hayvan tüyü için anlaşılır bir reklam diyaloğu.
Reklama muhafazakar camiadan eleştiriler geldi, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş reklamı “kabul edilemez” buldu. RTÜK inceleme başlattı ve Bosh firması reklamı kaldırdı.
Eleştireler arasına firmanın reklamını yapan ajansın sahibinin Yahudi iş insanı olması da sıkıştırıldı.
Reklama muhafazakar camiadan eleştiriler geldi, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş reklamı “kabul edilemez” buldu. RTÜK inceleme başlattı ve Bosch firması reklamı kaldırdı.
Eleştireler arasına Bosh firmasının reklamını yapan ajansın sahibinin Yahudi iş adamı olması da sıkıştırıldı.
Mahinur Hanım’ın reklama yönelik eleştirisi şöyle; “Annelik, değersizleştirilecek bir kavram değildir.”Bir çocuğun hayatına sevgiyle dokunan, onu büyüten, koruyan ve geleceğe hazırlayan her kadın-biyolojik ya da koruyucu-gerçek bir annedir. Bu bağ, sadece bireysel değil, aynı zamanda toplumsal sürekliliğin temelidir. Sevginin her biçimi elbette kıymetlidir. Ancak annelik gibi derin ve kurucu bir değerin, iletişim stratejileri uğruna esnetilmesini ve sıradanlaştırılmasını kabul etmiyoruz. Annelik, bir iletişim kurgusu değil, bir neslin ve bir geleceğin taşıyıcısıdır. Bu değerin, hak ettiği hassasiyetle ele alınması bir tercih değil, bir sorumluluktur.”
RTÜK Başkanı Mehmet Daniş ise açıklamasında “…Cumhurbaşkanımızın ‘Nüfus ve Aile On Yılı’ ilanıyla ortaya koyduğu vizyonda bize, anneliğin bireysel değil, toplumsal bir emanet olduğunu bir kez daha hatırlatmaktadır. RTÜK olarak aile kavramı üzerinden ekranlarda bir değer erozyonuna hiçbir suretle izin vermeyeceğimizi önemle hatırlatıyor, ilgili reklam filmi hakkında Üst Kurulumuzca inceleme başlatıldığını kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.”
Ben çocuğu olmayan bekar bir insanım. Kedim var ve arkadaşlarla veya herhangi bir sohbet grubunda çocuk sohbeti geçtiğinde “Ben de kedi annesiyim” diyorum. Bunu sadece ben değil bir çok hayvansever arkadaşım yapıyor. Reisçi hayvansever – aynı zamanda çocukları olan – arkadaşlarım da reklama gösterilen tepkiyi anlamlandıramadı.
Bosh firmasının sahibinin etnik kimliği sebebiyle “Biz bir reklam yapalım, insanlar çocuk doğurmasın, hayvan sahiplensin, Türkiye nüfusu azalsın” hedefiyle böyle bir reklam yaptığını düşünmek bana mı abartı geliyor? O ajansta çalışan arkadaşlar “Bu yıl da evcil hayvan sahiplerine yönelik reklam yapalım” demiş olamazlar mı? Olayı etnik kökene kadar indirgemek ayıp olmuyor mu?
Tayyip Bey’in nüfusla ilgili söylemleri ülkemizin geleceği için elbette mühim. Fakat reklamla nüfus azalma sorunu arasında bağlantı kurmak çok zorlama bir çıkarım.
Zaten sokak hayvanlarıyla ilgili yasa sebebiyle Ak Parti hedefte. Anlamıyorum ki bu hayvanlarla sorun nedir?
Mahinur Hanım’a sormak isterim. Belçika’dan yeni geldi kendisi. Orada ki siyasi ortamı bilen bir insan. Şayet Belçika’da bakanlık yapıyor olsaydı ve orada böyle bir reklam yayınlansaydı aynı itirazı yapacak mıydı? Yapsa karşılık bulacak mıydı?
Kusura bakmayın sayın yetkililer, muhafazakar camia hedef gösterdi diye yaptığınız hareketi doğru kabul edemeyeceğim.
Aile kutsaldır, çocuk çok değerlidir. Kimileri için olmasa da her canlının Allah katında değeri vardır. Çocuk sahibi olmayan veya olamayan insanların evcil hayvanlarını çocukları gibi görmeleri doğaldır. Doğal olmayan bu sevgi üzerine kurulmuş bir reklam filmini düşmanca ilan etmek ve bu duyguya sahip insanları rencide etmektir.
Sokaktaki kedi yavrularını besleyip hırkasının içinde taşıyacak kadar hayvansever olması nedeniyle Peygamber tarafından “Kedicik Babası” anlamına gelen Ebû Hüreyre lakabıyla anılan, İslam tarihinde en çok hadis rivayet eden sahabesini nereye koyacağız?
İktidardan rica ediyorum. Bir olay karşısında tepki gösterirken geniş düşünün. Lüften…
Bosch firmasının reklamı geri çekmesi bir “geri adım” dır. Lakin firma açısından değil, iktidar açısından geri adımdır.

