17/07/2023

Olmuyor cemaatimüslimin, olmuyor.

Geçtiğimiz hafta Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, katıldığı bir programda kız çocuklarının okullaşma oranıyla ilgili olarak şöyle bir yorumda bulundu: “Kız çocuklarını okula göndermeyen ailelerin en baştaki argümanı, ‘Ben çocuğumu erkeklerle aynı okula göndermek istemiyorum’ oluyor. O zaman veliyi ikna etmek için gerekirse kız okulları da açabilmeliyiz.”

Kamuoyunda oldukça geniş tepki gösterilen bu açıklamaya Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, “Milli Eğitim Bakanımızın kız çocuklarımız için müstakil okullar açılmasıyla ilgili önerisine tereddütsüz katılıyor ve destekliyorum. Laiklik adı altında buna karşı çıkanların asıl niyetlerinin inanç-din düşmanlığı olduğunu biliyoruz. Binaenaleyh onların zırvalarına aldırmadan çalışmalar süratle başlatılarak önümüzdeki eğitim öğretim yılında hayata geçirilmelidir. Okullarımızın hangi türde ve ne şekilde olacağına TBMM, seçilmiş Cumhurbaşkanı ve hükümet, çocuklarımızın hangi okula gideceğine de aileleri ve kendileri karar verir. Hayatımızı, eğitim sistemimizi, üniversitelerimizi ya da hastanelerimizi emperyalist Batı’ya ya da sola göre dizayn etmek zorunda değiliz.” şeklinde yapmış olduğu açıklamayla destek verdi.

Destici’nin iktidara verdiği destekte kullandığı kışkırtıcı dile şiddetle itirazım var. Vatan hainliği ve din düşmanlığı üzerinden insanları susturmaya çalışmak da nedir? Gına geldi bu tarz söylemlerden…Benim de itirazım var, din düşmanı mı oluyorum şimdi? Ya da vatan haini mi? Yoksa her ikisi birden mi oluyorum? Ne oluyoruz yahu?

Ben öncelikle Sayın Tekin’e ailelerin taleplerini dile getirdiği için teşekkür etmek istiyorum. Lakin anlayamadığım şey ülkemizde hâli hazırda eğitim-öğretim veren kız ve erkekler için ayrı ayrı ortaokullar ve liseler var… Yani bu grubu çıkardığımızda sadece üniversitelerde ve ilköğretimin ilk dört yılında karma eğitim var. Sanırım maksat ilköğretimden itibaren kız ve erkek çocuklarını ayırmak… Eğer böyle ise buna benim de itirazım var.  

Açıkçası böyle bir talebin ailelerden ziyade cemaatlerden geldiğini düşünüyorum. İçinde bulunduğum toplumu bu tahmini yürütecek kadar tanıyorum.  

Seçimden önce bir yazı kaleme almıştım. Yazımda iktidarı gerek siyasi gerek gayri resmi iş birlikleri sebebiyle eleştirmiş “Din ve geleneksellik adı altında, kadınların tahakküm altına alınmaya çalışıldığın” ifade etmiştim. Yusuf Tekin ve Mustafa Destici’nin açıklamalarından sonra bu endişemde ne kadar haklı olduğumu bir kez daha anlamış oldum. 

Ne ailelerin çocuklarına vermek istediği eğitime ne de insanların cemaat mensubiyetine karşıyım. Fakat Ak Parti iktidarında cemaatlerin asıl gayelerinden uzaklaştığını herkes kadar ben de görebiliyorum. İstisnalar olmakla birlikte çoğu holdingleşti. Maddi güçleri arttıkça etki alanlarını genişletmek istiyorlar.

Özellikle dikkatimi çeken bir husus ise hemen hemen hepsi birbiriyle kavgalı, reddiyeler havalarda uçuşuyor. Faiz, liyakat, gelir adaletsizliği hususlarında iktidara itirazları yok ama nedense söz konusu kadın olunca birden birleşiyorlar.  Bu birleşmedeki ortak hedef; “Kadını toplumdan  izole etmek.” Bu hususta iktidara baskı yapmaktan da  çekinmiyorlar. İktidarın yapması gereken bu baskıya kesinlikle boyun eğmemek olmalıdır.

Sayın Tekin’e buradan seslenmek istiyorum. Konu ve sahadaki yansıması ile ilgili ne kadar bilgisi var bilmiyorum ama mevcut sistemde zaten kız çocukları ilköğretim üçüncü ve dördüncü sınıftan itibaren resmi olmayan Kur’an kurslarında dini eğitim alması maksadıyla, resmî okullardan alınarak açık ilkokul ve ortaokullara kaydettirilip online sınavlara girerek/girdirilerek ilköğretim diploması alıyor. Yani maalesef kız çocukları bir şekilde resmi eğitimden uzaklaşmış durumda (Arzu ederlerse Bakan Bey’e örnekleriyle birlikte detaylı bilgi verebilirim). İlköğretim ve lise sınavları gerekçesiz olarak online yapılıyor.  

Çocukluğundan itibarın dindar çevrede yaş alan biri olarak, siyasetten bağımsız ve açık yüreklilikle camiama söylemek istediklerim var…

İki cinsin arasına küçük yaşlardan itibaren kalın duvarlar örerek ne kızların ne de toplumun namusunu korumuş olursunuz. Kız çocuklarını korumak böyle bir şey değil. Kendi adıma konuşmam gerekirse ben zamanında bana örülen bu duvarı aşamadım… Bir taraftan kız ve erkek çocuklarını birbiri için tehlikeli varlıklar olarak göstereceksiniz diğer taraftan bu kişilerden sağlıklı toplumsal ilişkiler ve aile kurmasını bekleyeceksiniz. Olmuyor cemaatimüslimin, olmuyor.

Normalleştirilmeyen ve gereğinden fazla korumacı davranılan her şey -hangi kutsal adına olursa olsun- dönüp dolaşıp yine kişiye zarar veriyor.

Toplumsal düzen ve din; kız ve erkek çocuklarının küçük yaştan itibaren birbirini tehlikeli görerek yetişerek korunmaz. Ahlaklı kız ve erkek çocuklar yetişerek korunur.

Ve sevgili kız çocuğu sahibi aileler; Bazı hocaların çıkıp vaazlarında size çıkışmasına bakmayın… Emin olun ki; sizin çocuklarınıza göstermedikleri hatta sizin de kendi çocuklarınıza göstermenizi istemediği esnekliği ve anlayışı, söz konusu kendi kızları olunca fazlasıyla gösteriyorlar… Kızlarınızı gerçekten korumak istiyorsanız lütfen, kız çocuklarınızın üzerinde kimsenin söz sahibi olmasına izin vermeyin.

One Comment

  1. İlknur doğan 17/07/2023 at 15:50 - Reply

    Kaleminize saglik Ayse hanım…

Leave A Comment