03/02/2023

Tayyip Bey’in valiyi azarlaması

Geçtiğimiz günlerde Bilecik’teki Gübretaş Maden Yatırımları AŞ Söğüt Altın Madeni Tesisi açılışı ve İlk Altın Dökümü Töreni gündem oldu. Gündem olmasının sebebi Tayyip Bey’in Bilecik Valisi Kemal Kızılkaya’yı azarlamasıydı. Gerçi sonradan azarlamaya konu olan meselenin yanlış anlaşılmadan kaynaklandığı ortaya çıktı. Yani Bilecik Valisi Kızılkaya azarı gereksiz yere yemiş oldu.

Benim üzerinde durmak istediğim husus Valimizin azar yemesi ve azara sebep olan mesele değil.  Tayyip Bey’in bir kamu görevlisini toplum içinde azarlaması veya hesap sorması ilk değil ve son da olmayacak.

Tayyip Bey’i tanımayanlar bu tarz azarlamaları anlamlandıramıyor. Siyasi gücünün ve konumunun kendisini değiştirdiğini düşünüyorlar ama yanılıyorlar. Tayyip Bey tarzıyla, tavrıyla kendine has bir insan ve zerre kadar değişmedi.

Kendisiyle Refah Partisi İl Başkanı olduğu dönem birlikte çalıştık. Ben Bayrampaşa İlçe Kadın Kolları Başkanıydım. Hiç unutamadığım bir anımı paylaşayım sizinle…

Aylık İl Divan toplantılarımız olurdu… Her ay farklı bir ilçede gerçekleştirdiğimiz bu toplantılarda erkek ilçe başkanı, ilçesinin kadın kolları başkanının toplantı yapılacak mekâna ulaşımından sorumluydu. (Bu durum erkeklerin çok hoşuna gitmezdi.)  Malum muhafazakâr camianın maddi olarak zor zamanlarıydı. Herkese araç tahsis edilemiyordu. İstanbul’da ulaşım öyle kolay bir iş değil. Pazar sabahı erken saatte Çatalca’da ikamet eden birinin Tuzla’daki toplantıya yetişeceğini düşünün.

Neyse bir Divan toplantısında Tayyip Bey yoklama alıyor. Toplantıya girişte alınan yoklama kendisine verilirdi ve her toplantıda yoklamayı çek ederdi. Toplantının hangi ilçede olduğunu hatırlamıyorum ama Çatalca ilçesine geldi sıra. Tayyip Bey ilçe başkanına “Neden kadın kolları başkanınız yok?” diye sordu. İlçe başkanı “Bilgim yok başkanım.” cevabını verdi. Tayyip Bey “Şimdi kalkıyorsun, ilçe kadın kolları başkanını arıyorsun ve alıp toplantıya getiriyorsun.” dedi. Neticede ilçe başkanı gitti ve kadın başkanı alıp toplantıya geri geldi.

Refah Partisi, Fazilet Partisi ve Saadet Partisi döneminde birçok il başkanıyla çalıştım. Her biri kıymetli insanlardı, hepsinden bir şeyler öğrendim. Lakin Tayyip Bey kadar disiplinli, kontrolcü, dediğini yaptırabilen bir il başkanım olmadı. Kadın kollarının çalışmalarına verdiği değer de büyüktü.  Kadın teşkilatlarının erkek teşkilatlarıyla her anlamda eşit olduğu bir dönemdi.

Aradan geçen zaman zarfında Tayyip Bey, Türkiye Cumhuriyetinin Başkanı oldu. Yine toplantılarda, açılışlarda birilerini ayağa kaldırıp hesap soruyor, azarlıyor. Yani Tayyip Bey değişmedi, dün nasılsa bugün de öyle. Sanırım hiyerarşik bir parti disiplinine sahip karaktere sahip olunca ortaya bugün yaşadığımız tablo çıkıyor.

Tayyip Bey’in Türkiye’deki kamu görevlilerini adeta siyasi partisinin mensubu olarak görüp onlara bu şekilde muamele etmekten vazgeçmesi gerekiyor.

Zira ortada bir gerçek var; bir siyasi partinin başkanı olarak, parti toplantılarında, bir parti çalışanına hesap sorması veya azarlaması ne kadar doğalsa,  ülkenin başkanı olarak kamuya açık bir toplantıda bir kamu görevlisine hesap sorması veya azarlaması doğal değildir. 03.02.2023