03/08/2026

Tutuklu İki Kadın

Geçtiğimiz günlerde Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş tutuklandı. Açıkçası gözaltı sonrası serbest bırakılacağını düşünüyordum ya da öyle olmasını temenni ediyordum…

İnsanları mensup oldukları siyasi partiye veya ideolojiye göre değerlendirmemeye özen gösteririm. Duruşu, insanlarla ilişkileri, olaylara yaklaşımıdır benim için önemli olan. Sinem Hanım’la yakinen çalışmış biri değilim, kişiliği hakkında detaylı bilgiye sahip değilim. Bir kadın olarak, kendisini takdir ve beğeni ile takip ediyorum, etmeye de devam edeceğim. Sinem Hanım’ın bana göre en büyük ve dikkat çekici özelliği, olaylara karşı tepkisini dile getirirken zarafetten ödün vermemesi. Bağırmadan çağırmadan, kabadayılaşmadan, sakin ama kararlı bir üslupla itirazlarını dile getirmesi.

Vakti zamanında kendisiyle daveti üzerine makamında kısa bir sohbet etme imkânım olmuştu. Şu an maalesef  izin alma imkânım yok lakin kısaca bu ziyaretteki sohbetimizle ilgili bir şeyler söylemek istiyorum.

Türkiye siyaseti üzerine sohbet ederken söz Tayyip Bey’e gelmişti. Detaya girmeyeceğim fakat şu kadarını söyleyebilirim ki kendisi Tayyip Bey’in olumlu bulduğu yönlerini çok güzel   ifade etmişti.

Tayyip Bey’le ilgili sözlerinin içeriğinden  ziyade başka bir siyasi partinin genel başkanı için objektif ve samimi söylemleri sebebiyle kendisini bir kez daha takdir etmiştim.

Günümüz siyasetinde bu o kadar kolay bir şey değil.

Ben buradan Tayyip Bey’e seslenmek istiyorum. Lütfen kaliteli insanların siyasi hesaplara kurban gitmesine izin vermeyin. Özellikle bu kişi bir kadınsa… Kadınların siyasette olmasına verdiğiniz önemi ta eskiden beri çok iyi bilen birisi olarak, kendi partinizin dışındaki kadınlara da aynı değeri vermenizi istirham ediyorum.

Mesele Sinem Hanım’ın veya diğer belediye başkanlarının cezaevinde olması değil. Elbet bir gün çıkar, özgürlüklerine kavuşurlar. Fakat “Ak Parti’ye katılmadığı için tutuklandılar ” algısı Türkiye’ye yakışmıyor. Ki bu durum algıyı da aşmış durumda. Ekranlarda, sosyal medyada konuşulanlara göre bunu yazmıyorum. İstanbul’da, Karadeniz’de insanlarla sohbetlerimden biliyorum. Vatandaş bu tutuklamaları CHP’li belediye başkanlarını cezalandırıyorsunuz olarak görüyorlar. Böyle olmamalı…

Partisini, seçmenini koltuk uğruna satmayanların yeri cezaevi olmamalı.

FATMA SOYDAŞ’IN T UTUTLANMASI

Fatma Soydaş, başörtülü bir sosyal medya fenomeni… Türk Ceza Kanunu’nun 216/3. maddesinde düzenlenen “halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama” suçunu oluşturduğu sebebiyle tutuklandı. Dini değerleri alenen aşağılaması ise müstehcen görüntülere aracılık etmek…

Soydaş ifadesinde müstehcen olarak değerlendirilen görüntülerin kendisine ait olmadığını söylemesine ve konuyla ilgili kendisinin daha önce şikâyetçi olduğunu belirtmesine rağmen tutuklandı.

Fatma Soydaş’ın tutuklanması seküler kesimde tepkiyle karşılanırken muhafazakâr kesimde neredeyse takdirle karşılandı.

Öncelikle “Hak etmişti” diyen genç arkadaşımıza karşı söylediklerimi bir kere de buradan paylaşmak istiyorum.

Anlıyorum, başörtülü genç kızların kendini görünür kılmaları ve kalıpların dışına çıkması  rahatsız ediyor. Fakat unutmayalım ki din bizim tekelimizde değil. Kimin nasıl davranacağını ve giyineceğini belirlemek de haddimiz değil. Genç kızlarımız ya başörtüsünü dikkat çekmek için takıp fenomen olma yoluna gidiyor ya da başörtülü olarak dikkat çekmek istiyor, sınırları zorluyor. Her ikisinde de niyet okuyucu olmamız mümkün değil.

Bugün camiamızı rahatsız eden kişi Fatma olabilir ama yarın sizin olmayacağınızın garantisi var mı? Unutmayalım  başörtülü kadını “terbiye etmek” isteyen çok ve yarın “terbiye edilme” sırasının size gelmeyeceğinin garantisi yok.

“Oh oldu!” derken bunu da bir düşünün derim.

Daha aklıselim arkadaşlar, başörtülü genç kızların şöhret olmak ve para kazanmak için sınırsızlık algısıyla hareket etmesini etik bulmuyor ve inançlı insanları rahatsız ettiğini ifade ediyor. Bu arkadaşlar sorunun tutuklama ile değil farklı yöntemlerle çözülebileceğini ifade ediyorlar.

Neticede Fatma Soydaş’ın ortalarda olmaması muhafazakâr camiayı memnun etmişe benziyor.

Din adına bizi neden hep kadınların yaptığı rahatsız ediyor sorusu da başka bir sorunumuz kanımca.

Mesela, mal ve koltuk kavgası yapan ve medyaya din adına olumsuz görüntü veren koca koca erkekler  tutuklanmıyor da neden 20’li yaşlarda bir genç kız tutuklanıyor?

En önemlisi de koca camiayı bu durum neden rahatsız etmiyor?